Şimdilerde yakın coğrafyamızda birbiri ardına kısa vadede can sıkıcı görüntüler olsa da ilerisi için ümitvar olacağımız toplumsal olaylar yaşanmakta. Tunus'ta başlayan baskıcı yönetimlere olan başkaldırı Mısır'a sıçradı ve bu iki ülke bir anlamda başarıya ulaştı. Her ne kadar demokrasi açısından çok hızlı bir gelişme gösteremeyecekleri ortada olsa da önceki tiranlardan çok daha insaflı ve hakkaniyetli bir yönetim anlayışına ulaşacağını söylemek mümkün.
Şimdi ise bu acımasız diktatörlerden biri olan Libya lideri Muammer Kaddafi için çanlar çalmakta. Arap çöllerinin tilkisi olarak bilinen Kaddafi'nin de sonu yakın gözüküyor. Kader ilginç bir dantela örüyor Afrika çöllerinde. Mehil( Süre) veriyor ama kesinlikle ihmal etmiyor . Açıkçası bu yazıda yukarıda yazılanlardan farklı olarak dillendirmek istediğim Libya'nın bizde oluşan görüntüsü olacak.
Afrika coğrafyası bizde daha çok yıkılış dönemimizde görünür oldu. Osmanlı İmparatorluğunun gırtlağına hançerini uzatan dönemin empreyalist batı devletleri bu mevcut toprakları kendi aralarında sömürge mantığıyla paylaştılar. Libya'da bu sofrada İtalyanların menüsüne girdi. Kolay olacağı düşünülen işgal, aralarında Mustafa kemal'in de bulunduğu genç subaylarının eğittiği direnişçilerle İtalya'nın kabusu haline geldi. Öyle ki Dönemin italyasının faşist lideri Musollini üst üste gelen başarısızlıklardan sonra kaybettiği onurunu kazanmak için bütün güçlerini General Grazie komutasında Trarblusgarp'a sevketti. Bir çok cephe de Mehmetçiği savaştıran devrin idaresi eldeki imkanların yetersizliğinden dolayı Trablusgarp'a gereken desteği sağlayamadı.
Şeyh Sünusi komutasındaki direnişçiler çok uzun mücadeleler sonucunda yenildiler. Ve bir vatan toprağı daha ellerimizden kayıp gitti. Bu arada Şeyh Sünusi'nin bir diğer özelliği de Milli mücadelenin en önemli destekçilerinden biri olmasıdır.
Bu destansı mücadelenin baş aktörü önceleri öğretmen olan, işgal gerçekleşince vatan müdafasına koşan Ömer Muhtar olmuştur. Filmini izlemişsinizdir. Ömer Muhtar rolündeki Anthonny Quin'in harika denecek oyunculuğu hala hafızalarımızdadır. Aynı şekilde general Grazie rolündeki Oliver Reed'in muhteşem oyunculuğunu da unutmamak lazım.
Ve filmden çok önemli bir replik ' Onlar Bizim hocalarımız değil' Ömer Muhtar'ın ağzından çıkan bu sözün önemi, esir alınan bir İtalyan askerine direnişçilerden birinin kötü muamele yapmasından dolayı Ömer Muhtar'ın bu davranışı men etmesi o direnişçininde ' Ama onlar bizim insanlarımızı çocuk, kadın,yaşlı demeden öldürüyor, kadınlarımıza tecavüz ediyorlar' demesi üzerine söylenmiş olmasıdır. En iptidai şartlarda bile islamiyetin merhamet parıltılarını aksettiren muhteşem bir söz. Dünyalar başına yıkılsa bile hakkaniyetten ve merhametten ve adaletten ayrılamaya izin vermeyen sövalye ruhlu bir direnişçi, Ömer Muhtar.
Ne yazık ki sonradan gelenler bu ruhu unuttu. Unuttu ve bir biri ardına gelen felaketlere zemin hazırlandı. Bu evrensel ruhun yerini Libya'da' Arap Ulusalcılığı' denilen bir ucube oturdu. Petrol zenginliği üzerine oturan kaddafi gibi yönetimler ülkelerine çalışmaya gelen Türk insanlarını ' İşte size Osmanlı'nın torunlarını işçi olarak getirdik, daha ne istiyorsunuz ' deme talihsizliğinde bile bulundular.
Ve Libya'nın bize hatırlattığı bir fenomen Albay Muammer Kaddafi. Yüzbaşıyken yaptığı darbeden sonra 40 yılı aşan süre Libya'nın tek yöneticisi oldu. Gücün ve paranın şımarttığı bu insan Libya'yı bir anlamda dünyaya kapattı ve yalnızlaştırdı. Komünizm, kapitalizm ve islamiyet karışımı hazırladığı ' Yeşil Kitap' ile diktatörlere has' Her şey benim için vardır' düsturuyla ülkesini şekillendirdi. Şark'ın bu şımarık çocuğu öyle gözüküyor ki yolun sonuna geldi. Ve gene tiranlara mahsus bir özellikle kendisine yar olmayan ülkesini kimseye yar etmeme noktasında ısrarlı. Bu amaç çerçevesinde ülkesini yakıp yıkmaya hazır. Şu ana kadar olan zulümler bu noktada başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak farketmediği bir şey var. Diktatörler bu yüzyılda pek sevilmiyor. Sonunun Musollini , Çavuşesku gibi olmayacağını kim garanti edebilir. Temennimiz bu olaylardan mazlum Libya halkının çok acı çekmeden bir an evvel kurtulması, layık olduğu adil ,insancıl yönetimlere kavuşması. Temennimizin gerçekmeşi dileğiyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder